Bağışıklık Sistemimiz Güçlü, Peki Ya Duygusal Bağışıklığımız?


Hiç farkına varmadan belki de her gün yaşamış olduğumız, deneyim ettiğimiz bir süreç duygusal bağışıklık. Bedenimiz iyi mi hasta oluyorsa duygularımızın da hastalandığı gerçeğinden hareketle ortaya çıkan bu kavram, özellikle son zamanlarda yaşanılan negatif süreçlerle üzerinde daha da fazla mevzuşulmaya başladı. Kişisel Gelişim Uzmanı Müge Çevik anlatıyor…
Bağışıklık Sistemimiz Güçlü, Peki Ya Duygusal Bağışıklığımız?

Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

Bazı insanlar sağlıklarını kaybetseler bile, kendilerini iyi hissetmeye devam edebilir. Bazıları ise tamamen sağlıklı olmalarına karşın, çoğu zaman kendilerini kötü hissedebilir. ‘Duygusal Bağışıklık’ kavramını basitçe anlatmaya çalışırsak bu ifade yerinde olabilir. Üst üste fazla üzücü şeyler yaşadığımızda bazen yaşama devam etmek, yine ayağa kalkmak ve kaldığımız yerden geçinmek çok zor olabilir.PEKİ NEDİR BU DUYGUSAL BAĞIŞIKLIK?

ÇAĞIMIZDA STRES NEDİR BİLMEYEN YOK

Duygusal bağışıklığımızın güçlü olması için bireylerin olumlamayı öğrenmeleri gerek. Her şeyin geçici bulunduğunu ve herkesin başına her şeyin gelebileceğini kabul etmenin önemli. Yaşamda sürekli iyi şeylerin olacağına inanmamak icap ettiğini, sadece kötü görünen şeyler içindeki iyiyi arama motivasyonunun da kaybedilmemesi gerek. Zihinsel girdaplardan uzak durabilen kişiler ayağa daha çabuk kalkıyor. Stres, endişe ve hırs gibi negatif duyguları yönetmeyi öğrenmemiz gerek. Çağımızda stres nedir bilmeyen olmadığına gore bunu yönetmeyi, daha azca stres yaşamak için önlem almayı ve tüm negatif duygularımızı dönüştürmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Negatif duyguları olması gerekenden çok daha uzun yaşayabildiğimize nazaran pozitifi çoğaltmak da mümkün. Bunun için yollardan biri daha fazla pozitif konum ya da olayı fark etmek ve anımsamak. Ve önemli olan sadece olana değil, olmayana da şükredebilmek.

NELER YAPMALIYIZ?

  1. Olumluluğu öğrenmeliyiz. Olumlu duygu ve davranışları bir miktar abartabiliriz. Gülümsemek gibi…
  2. Zihinsel tuzaklardan uzak durmalı, üstünlük ve güç mücadelelerinden kaçınmalıyız.
  3. Stres, endişe ve hırs gibi olumsuz duyguları yönetmeyi öğrenmeliyiz.
  4. Güçlü yönlerimizi bulmalı ve daha fazla kullanmaya çalışmalıyız.

Yaşam içinde sıkça kullandığımız, otomatik, refleks gibi öne çıkan yönlerimizi bulmanın ve yaşamda zorlandığımız yerlerde onları kullanmanın önemli. Toplumsal ve yakın ilişkiler, birey çaresizlik, hüzün, umutsuzluk gibi durumlara kapıldığında onu yukarı çıkartan en önemli dayanaklardan biri oluyor. Bunun için ne kadar çok sağlam ilişki o denli çok pozitif yönde duygu durumu ve yılmazlık diyebiliriz.

Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

Bir Yorum Yaz



Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar